DOSTLUK 1 TL

                                 

          



        Bazen  hayatı sorgularken insanları da sorguluyorum . Evet biliyorum insanları oldukları gibi yargılamadan sevmek gerektiğini söylemiştim ama bu bize zarar veren insanları da oldukları gibi kabul edebileceğimiz yargılamadan sevebileceğimiz anlamına gelmiyor. Onlara da  hayatımızda oldukları için teşekkür edip hayatımızdan çıkarmamız gerekiyor .Aslında benim sorguladığım insanlardan öte dostluklar..Bu yazıyı yazmakta çok tereddüt ettim . Çünkü bu yazıya kendi yaşadıklarımdan da bir parça eklemek istiyorum.sosyal medya ortamında bunları paylaşmak ne kadar doğru bilmesemde başladığım bir şeyin devamını getirmek istiyorum sanırım.
   

    Ben 7 yaşımdayken annemle babam ayrıldı.Bu beni şu hayatta en çok üzen olaylardan biridir Çünkü o zamanlar ayrılıklar boşanmalar  bu kadar fazla değildi.Herkesin bir ailesi vardı. benimse parçalanmış.Her küçük kız çocuğu gibi bende babama aşıktım. O yüzden onun  sevgisinin yokluğu bende derin yaralar açtı.Psikolojim bozuktu.O zamanlar en yakın arkadaşlarım psikologlarımdı.Annemle babam ayrıldığında doğuş kolejinde okuyordum. Annemin maddi durumu da boşandıktan biraz bozuldu.Okul taksitlerini bile zar zor ödeyebiliyordu.Babamın evliykende anneme maddi anlamda pek yardımı dokunmuyordu .Boşandıktan bugüne kadarda babamdan maddi hiçbir destek almadım.Doğuş kolejinde çok uçta zengin  insanların çocuklar okuyordu.Onların içinde kayboldum.Hiç arkadaşım yoktu.Çünkü onlar gibi değildim.Onların yaşadıkları gibi bir hayatım ,onların giydikleri gibi giysilerim yoktu.Bununla ilgili küçük bir hikayem var.doğuş kolejinde okurken okulun popüler çocuğu ve okulun popüler kızı mevzuları vardı her okulda olduğu gibi. Okulun popüler çocuğuyla konuşmak için can atıyordum. Bizim sınıftaki bir kızda onunla iyi arkadaştı bizde ara sıra o kızla konuşurduk. Bir gün kıza lütfen benimle onu tanıştırır mısın dedim .Tanışma günü çok heyecanlıydım ve çocuk tam karşımda duruyordu merhaba ben gizem dedim oda kendini tanıştırdı.Bana baktı gülümsedi ve ekledi senin gömleğinin markası nedir öle dedi baksana benim kravatım Vakko dedi.Şuan bu yazdıklarıma kendim bile gülüyorum.Ama o zamanlar çocuk olan aklımla inanılmaz üzülmüştüm. Her gün ağlıyordum ağlamadığım bir saniye bile yoktu. Arkadaşım yoktu .Arkadaşımın olması için benimde onlar gibi marka giyinmem  gerektiğini düşünüyordum yani tam anlamıyla bakarsanız zengin olmam gerekiyordu. Anneme çok yükleniyordum neden bende onlar gibi değilim diye?Ben kim olduğumu o zamanlar unutmuştum. Kendimden nefret ediyordum. Bir yandan parçalanmış ailem bir yandan arkadaşsızlık bir yandan bozulan psikolojim kendimi kaybetmeme yol açtı.Şimdi dönüp arkama baktığımda onları iyi ki yaşamışım diyorum  her yaşadığım şey beni  daha da güçlendirdi.. O günleri de tek başıma aştım. Kendimin aslında onlar gibi olmadığını öğrendim.çünkü Yaşamın ne olduğunu anlayan insanlar paraya önem vermezler..


    Dostluk dediğimiz şey  pazarda satılsaydı eğer çoğumuz durmaz alırdı buna eminim. Her şeyi satın almaya o kadar alışkınız ki hiç bir şeye emek vermek işimize gelmiyor. sevgiyi bile satın alabiliyoruz artık.Dostluk dediğin şey satın alınamayacak kadar değerli olmalı .gerçek olmalı...

     Peki ya bu kadar dejenere olmuş bir toplumda dostluklar ne kadar sağlam?.Ben yaşadığım tecrübelerden sonra kızın kızdan dostu olmadığını anladım. Kızlar birbirlerini gerçekten çok kıskanıyorlar birbirleriyle yarış halindeler.Birbirlerini rakip olarak görüyorlar. Hepsi bir savaş halinde neyi paylaşamıyorlar anlam veremiyorum. Erkek arkadaşları olduğunda dünyayı unutuyorlar .Bütün dünyaları erkek arkadaşları oluyor. Arkadaşları umrunda mı oluyor?. Herkes çıkarları doğrultusunda hareket ediyor. İşi düşünce birbirlerini arıyorlar.Herkes iyi gün dostu kötü gününde etrafında kimseyi bulamıyorsun .Çünkü herkes herkesi kullanmaya  o kadar alışkın ki emek yok hiç bir ilişkide... aşkta da dostlukta da.
   

    Dost dediğin kıskanır mı? Dost dediğin senin mutsuzluğunu kötülüğünü ister mi? Hayır! dost dediğin senin yanında olur iyi gününden daha fazla kötü gününde. Dost kıskanmaz dost kazık atmaz dost senin üzüntülerinden zevk almaz.Dost fedakardır.Bir çıkar aramaz.Dost dediğin  senin mevkine parana bakmaz. Dost onda olup sende olmayanı  seninle paylaşabilendir.senin mutluluğunla mutlu olan üzüntülerine üzülen insandır. Dost seni bir erkeğe değişmeyen insandır.Dost olduğun gibi kabul edendir seni.Dost gerçektir.Değerlidir. Ama malesef ki yaşadığımız tüm ilişkilerimiz gibi dostluklarımızda sahte.

   Biliyorum hepimizin etrafında bu tarz ilişkiler var. Görüpte buna dur diyememek en üzücü olan.Çünkü hepimiz yalnızlıktan korkuyoruz.Bu tarz ilişkilerimiz olacağına hiç olmasın diye düşünüyorum.Bu insanların bize zarar vermesini  mi tercih edersiniz yoksa gerçek dostluğu bulana kadar yalnız kalmayı mı? tercih sizin..



Popüler Yayınlar

A.Ş.K

Resim