Bir Damla Aşk Giriş
Bir damla aşk giriş..
Gözlerimi açtığımda güneş yeni doğmuş gibi soluktu. Ne kadar
süredir uyuyordum nasıl uykuya daldım bilmiyorum. Dün gece yaşadıklarım gerçek miydi
yoksa rüya mıydı? Göğsüme oturmuş bir ağrı vardı hissediyordum ama acıtmıyordu
sanki. Ya ben artık hissizleşmiştim ya da tam olarak olan biteni idrak edecek
kadar ayılamamıştım.
Koltukta
uyuyakaldığımdan her yerim acıyordu. Kalkmaya mecalim yoktu. Sehpaya uzanıp son
kalan sigaramı alıp yaktım. Ağzımın içi kül tablası gibiydi. O an tek isteğim
sıcak bir şeyler içip kendime gelmek ,ağzımın
tadını yerine getirmekti. Var gücümü toplayıp koltuktan kaktım. Mutfağa giderken
aynamdaki yansımama bakıp durdum.
Ağlamaktan yüzüm gözüm şişmiş, gözaltı morluklarım daha da belirginleşmişti. Solgun
yüzüm , hareketsiz , hissiz bedenimle yaşayan
bir ölü gibiydim .Bu hale nasıl gelmiştim? Yaşam sevincimi elimden almışlardı
sanki. Acıdım kendime. Midem bulandı .Midemin bulantısıyla tuvalete koştum. Kustum
. Kustukça gözlerimden yaşlar iniyor ama rahatlıyordum. Gögsümdeki o ağrı daha da
şiddetlenmişti . Canım çok yanıyordu. Titremeye
başladım ve olduğum yerde yığılıp kaldım.
Artık yoksun sevgilim. Artık biz yokuz. Bizi
biz yapan şey paramparça kırık dökük. Sen gittin arkana bile bakmadan. Oysaki
söz vermiştik birbirimize bu bedenlerde beraber yaşlanacağımıza. Peki ne oldu
da tutamadık sözlerimizi? Ne oldu da sensiz yaşamaya gücüm yok diyen insan bir
anda yok etti bizi?
